UEFA Şampiyonlar Ligi 2025-26 sezonu play-off turunun ilk ayağında futbolseverler, Avrupa’nın en köklü iki kulübünün nefes kesen mücadelesine tanıklık etti. Portekiz’in başkenti Lizbon’da, Estádio da Luz’un büyüleyici atmosferinde oynanan karşılaşmada Real Madrid, ev sahibi Benfica’yı tek golle geçerek İspanya’daki rövanş öncesi çok değerli bir avantajın sahibi oldu. Maçın skorundan ziyade sahada yaşanan olaylar ve genç yıldız Arda Güler’in performansı, spor kamuoyunun ana gündem maddesi haline geldi.
Portekiz’de Zorlu Mücadele: Maçın Genel Özeti
Yaklaşık 66 bin seyircinin tribünleri doldurduğu gecede, her iki takım da sahaya mutlak galibiyet parolasıyla çıktı. Real Madrid Teknik Direktörü Álvaro Arbeloa, sakatlıklar ve cezalar nedeniyle daralan rotasyonunda Arda Güler’e ilk 11’de şans vererek genç oyuncuya olan güvenini bir kez daha gösterdi. Karşılaşmanın ilk düdüğünden itibaren yüksek bir tempo hakimdi. Benfica, Jose Mourinho yönetiminde savunma disiplininden taviz vermeden hızlı hücumlarla etkili olmaya çalışırken, Real Madrid topun kontrolünü elinde tutarak boşluk aramayı tercih etti.
Maçın tek golü 50. dakikada geldi. Kylian Mbappé’nin başlattığı hızlı atakta, sol kanatta topla buluşan Vinícius Júnior, her zaman yaptığı şık çalımlarından birini sergileyerek ceza sahasına girdi. Brezilyalı yıldızın uzak köşeye gönderdiği falsolu vuruş, kaleci Trubin’in müdahalesine rağmen ağlarla buluştu. Bu gol, Real Madrid’in Şampiyonlar Ligi yürüyüşünde kritik bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.
Kalecilerin Düellosu ve Arda Güler’in Etkileyici Oyunu
Karşılaşmanın ilk yarısı adeta bir kaleci performans gösterisine dönüştü. Real Madrid’in tecrübeli eldiveni Thibaut Courtois, özellikle Fredrik Aursnes’in uzaktan gönderdiği füzeyi kornere çelerek kalesini gole kapattı. Diğer tarafta ise Anatoliy Trubin, Real Madrid forvetlerine geçit vermemek için büyük bir direnç gösterdi. İlk yarının son anlarında Arda Güler’in kaleye gönderdiği plase vuruşta Trubin’in parmak ucuyla yaptığı kurtarış, maçın kırılma noktalarından biriydi.
Arda Güler, sahada kaldığı süre boyunca Real Madrid’in oyun kurucu rolünü üstlendi. Jude Bellingham’ın yokluğunda orta saha ile hücum hattı arasındaki köprüyü kuran genç milli yıldızımız, şu özellikleriyle dikkat çekti:
- Yüksek Pas İsabeti: Maç genelinde %89’un üzerinde pas isabetiyle oynayarak oyunun akışını yönlendirdi.
- Yaratıcı Paslar: 72. dakikada Vinícius’a çıkardığı pasla mutlak bir gol pozisyonu hazırladı.
- Şut Tehdidi: Hem ilk yarının sonunda hem de ikinci yarıda uzaktan denediği şutlarla rakip savunmayı sürekli tedirgin etti.
- Defansif Yardım: Sadece hücumda değil, top rakipteyken yaptığı baskıyla da takım savunmasına katkı sağladı.
Arda’nın bu sezonki istatistikleri, onun Real Madrid hiyerarşisindeki yerini sağlamlaştırdığını kanıtlıyor. La Liga’daki asist liderliğinin yanı sıra Avrupa arenasında da özgüvenli oyunu, Madrid taraftarlarından tam not almasını sağladı.
Vinícius’un Golü ve Sahadaki Irkçılık Gerilimi
Maçın en üzücü ve tartışmalı anı, Vinícius Júnior’ın gol sevincinin hemen ardından yaşandı. Brezilyalı oyuncu, golü kutladığı sırada rakip takımdan Gianluca Prestianni ile bir tartışmaya girdi. Vinícius, Arjantinli oyuncunun kendisine yönelik ırkçı ifadeler kullandığını belirterek hakeme şikayette bulundu. Bu gelişme üzerine UEFA’nın ırkçılık karşıtı protokolü devreye sokuldu ve karşılaşma yaklaşık 10 dakika boyunca durduruldu.
Hakemin kaptanlarla ve teknik adamlarla yaptığı görüşmelerin ardından maç yeniden başlasa da saha içindeki gerginlik bitmedi. Jose Mourinho’nun saha kenarındaki yoğun itirazları sonucunda kırmızı kart görmesi ve tribüne gönderilmesi, gecenin tansiyonunu daha da yükseltti. Irkçılık iddialarıyla ilgili UEFA’nın kapsamlı bir soruşturma başlatması ve önümüzdeki günlerde resmi bir açıklama yapması bekleniyor. Bu olay, Vinícius’un futbol kariyeri boyunca mücadele etmek zorunda kaldığı toplumsal sorunların bir kez daha Avrupa’nın en büyük sahnesinde patlak vermesine neden oldu.
Rakamlarla Karşılaşma: Maç İstatistikleri
Real Madrid, skorun yanı sıra oyunun genel istatistiklerinde de rakibine üstünlük kurmayı başardı. Karşılaşmanın teknik verileri şu şekilde şekillendi:
- Topla Oynama: Real Madrid %58.4 oranında topa sahip olurken, Benfica %41.6’da kaldı.
- Toplam Şut: İspanyol devi 16 şut girişiminde bulunurken, ev sahibi ekip 10 kez kaleyi denedi.
- İsabetli Şut: Real Madrid’in 7 isabetli şutuna karşılık Benfica 3 kez çerçeveyi bulabildi.
- Köşe Vuruşu: Konuk ekip 6, ev sahibi ekip ise 3 korner kullandı.
- Kaleci Kurtarışları: Benfica kalecisi Trubin 6 net kurtarışla maçın farka gitmesini önlerken, Courtois 3 kritik kurtarışa imza attı.
Bu veriler, Real Madrid’in eksik kadrosuna rağmen oyunun kontrolünü büyük oranda elinde tuttuğunu ve hücum organizasyonlarında daha üretken olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle savunmada Rüdiger ve Huijsen ikilisinin uyumu, Benfica’nın Pavlidis ile bulmaya çalıştığı gol fırsatlarını minimize etti.
Bernabéu Öncesi Son Durum ve Beklentiler
Deplasmanda alınan 1-0’lık galibiyet, Real Madrid’in çeyrek final kapısını aralamasını sağladı. Ancak Benfica’nın pes etmeye niyeti yok. Jose Mourinho’nun ekibi, geçtiğimiz Ocak ayında Real Madrid’i 4-2 mağlup ettikleri maçtan aldıkları özgüvenle İspanya’ya gidecek. Portekiz temsilcisinin turu geçebilmesi için Madrid’de en az iki gollü bir galibiyete ihtiyacı var.
25 Şubat 2026 tarihinde Santiago Bernabéu’da oynanacak rövanş maçı öncesinde Real Madrid cephesinde sakat oyuncuların durumu takip ediliyor. Jude Bellingham ve Rodrygo gibi kilit isimlerin dönme ihtimali, Arbeloa’nın elini güçlendirebilir. Öte yandan, Benfica’da Mourinho’nun cezası nedeniyle kulübede olamayacak olması büyük bir handikap olarak görülüyor. Arda Güler’in kendi evinde göstereceği performans, Türk futbolseverler tarafından büyük bir heyecanla bekleniyor.
“Bu seviyedeki maçlarda hata yapma lüksünüz yok. İlk adımı doğru attık ama işimiz henüz bitmedi. Madrid’de taraftarımızın önünde aynı disiplinle oynamalıyız.” — Álvaro Arbeloa
Sonuç olarak, Lizbon’daki bu gerilimli randevu, Real Madrid’in tecrübesi ve Vinícius’un bireysel yeteneğiyle çözüldü. Arda Güler’in yükselen formu ve takıma olan katkısı, Madrid ekibinin gelecek vizyonunda ne kadar kritik bir parça olduğunu bir kez daha kanıtladı. Futbol dünyası şimdi tüm dikkatini 25 Şubat’taki büyük hesaplaşmaya çevirmiş durumda.
